
Ülkemiz dahil olmak üzere birçok ülkede hala klasik kayak antrenman metodları arasında yer verilmeyen zihinsel antrenmana, bugün batı ve doğu bloğu ülkeleri sporcularının antrenman programlarında çok geniş yer vermektedir.
Mental Antrenman Nedir.?
Bir çok spor dalında olduğu gibi kayak sporunda da antrenman metotları bu sporu benimsemiş her ülkede, özellikle Avrupa’ da etki gücü anlaşıldıktan sonra, akıl almaz bir hızla değiştirilip geliştirilmeye başlanmıştır.
Antrenmanlar sonucunda elde edilecek etkiyi çok daha güçlü kılmak için her ülke farklı yöntemler geliştirmiş, sonuç olarak sporcu, üzerinde her türlü yeniliğin denendiği bir kobay haline getirilmiştir.
Bu yeniliklere ve gelişimlere paralel olarak sporcuya sadece planlanan antrenmanın yapılması ve gerisine karışmaması tembihlenmiştir.
Bütün bu yeniliklere, keşiflere ve uğraşılara rağmen elde edilen sonuçlar çoğunlukla beklendiği oluşmamış, bu durum yeni araştırmaların meydana çıkmasına neden olmuştur.
Ortaya çıkan yeni araştırmalar sözlü, resimli ve gözlem yoluyla sporucunun antrenmanda daha büyük istemle uyandırabileceğini, bu istemle yapılan çalışmaların sonucu ise maksimal güçte devamlı artım meydana getirilebileceğini ortaya koymuştur.
Zihinsel antrenman (Mental Training) bugün antrenman planlamalarında her geçen gün daha güçlü bir şekilde kendini göstermektedir. Bu gelişime paralel olarak sporcu tipleri de değişmeye ve gelişmeye başlamıştır. Hiç düşünmeye ihtiyacı olmayan, kendine söylenen her şeyi bir robot gibi yapan sporcu, artık kendisine hareketlerin izah edildiği, gösterildiği, anlaması istendiği, zihnen o duruma konsantre olması gerekliliğine inanmış, belirli kültür seviyesindeki tiplere dönüşmeye başladı.
Zihinsel antrenman metodları bugün bilim adamları tarafından standart bir hale getirilmiştir.
Zihinsel antrenman; başlıca üç çalışmadan ibarettir;
- Sözlü bilgi verme çalışmaları (Verbalinformati)
- Gözlem çalışmaları (Observativ)
- Algılama gücünü artırma çalışmaları (İdeomotorik)
Sözlü bilgi verme
Sözlü bilgi verme çalışmalarında; hareketin tanımı yapılır. Yapılacak işin özellikleri ve bu özelliklere erişmek için nelerin yerine getirilmesi ve bunun nasıl olacağı anlatılır veya yapılmış olan bir işteki hatalar ve bu hataların, düzeltilme yollarıyla, düzeltilmiş bir hareketin etkileri anlatılır. Anlatımlar birkaç kez olabilir. Unutulmaması gerekeli olan husus, her anlatımda ayrı bir noktanın aydınlığa kavuşturulması gayesinin güdülmesidir.
Gözlem çalışmaları
Gözlem çalışmaları, yapılması istenen hareketin ideal şeklinin elde mevcut film ve resim gibi imkanlarla gösterilmesini içerir. Değişik pozisyon ve süratle, ağır çekilmiş filmler, durdurarak gösterilebilir.
Bu çalışmada amaç sporcuların görsel olarak çalışma esaslarına uyumlarını sağlayıp, onlarda ideal hareketi şekil olarak her an göz önüne getirebilme gücünü sağlamaktır. Gösterilen film, şekil, resim gibi dökümanlar gelişi güzel olmamalıdır. Her şekil belli bir amacı olan döküman niteliğinde olmalıdır.
Antrenörün gösteri esnasında gösterilen filmdeki hareketleri açıklaması ve bu açıklama esnasında özellikle hareketin en can alıcı noktalarına değinmesi gereklidir. Gösteri birkaç defa yapılabilir, yapılan her gösteride ayrı temel noktalar üzerinde durulmalıdır.
Algılama gücünün arttırılması
Algılama gücünü arttırma çalışmalarında, karşılıklı veya tek taraflı konuşarak kişinin istenen şeyi soyutlama, manalandırıp, diğer bütünlerden ayırt edebilme özelliği geliştirilir.
Bu çalışma sporcunun hareketin esprisini iyice anlamasına yarar. Bu çalışmada nedenler, niçinler, çözüm yolları, sporcuya temel esaslar verilerek anlatılır. Karşılıklı konuşma ile sporcunun o hareketin püf noktalarını manalandırıp anlaması sağlanır. Kısaca özetlemek gerekirse algılama gücünü geliştirme çalışmasında bütün amaç sporcuda;
- Hay Allah!.. Demek hareketin esası buymuş!...
Duygusunu uyandırmaktır. Algılama gücü çalışmaları, ya daha önce anlatıldığı gibi, hareketlerin filmleri gösterilirken karşılıklı konuşmalar şeklinde veya hiç konuşma yapmadan, kısa aralıklarla devamlı olarak hareketin en can alıcı noktasını film, resim olarak sporcuya göstermek şeklinde yaptırılır.
Zihinsel antrenman çalışmaları kısa aralıklarla ve dikkati dağıtacak yan etmenler (gürültü, rahatsız oturuş, vs...) ortadan kaldırılarak yapılmalıdır.
Sonuç olarak denilebilir ki, kafasında yaptığı işle ilgili hiçbir sorusu kalmamış, neden, niçin, nasıl sorularının cevabı kendisine verilmiş sporcular başarılı olabilmektedir.
Tabi burada antrenörlerin de sporculardan gelen sorulara yanıt verebilecek nitelikte olması çok önemlidir.
Kayak sporunda mental antrenman konusu ile ilgili araştırma yazılarım devam edecek…
Sevgiler,
Faruk Karataş, 13.11.2009
